Mesut Yılmaz’dan İstedim Demirel Açtı


Değerli Dostlar,

1991 seçimlerinde ilk kez muhalefete düşen ANAP’ın başında iki gün önce toprağa verilen Mesut Yılmaz vardı. O dönemde Konya Selçuk Üniversitesi’nde okuyordum. Mesut Yılmaz Ana muhalefet lideri olarak Selçuk Üniversitesinde bir konferans vermeye geldi. Selçuk Üniversitesi’nin başında meşhur Prof. Dr. Halil Cin vardı. (Halil Cin bir sonraki seçimde de ANAP’dan milletvekili oldu.)
 
Konferanstan sonra görüşme fırsatı bulduğum Mesut Yilmaz’a aynen şunları söyledim.
“Mesut Bey ben Kemal Bozkurt Rize/Pazar’lıyım. Bugüne kadar partinize oy vermedim, bundan sonra da vermeyi düşünmüyorum ancak bir Rize’li olarak durustlugunuzden dolayı sizi takdir ediyorum”
 
Yanında diger partililer de olmasına rağmen Mesut Yılmaz tebessüm etti ve teşekkür etti. Ikram faslından sonra vedalaşma esnasında tekrar fotoğraf çektirmek için sıraya girdiğimizde bu kez Mesut Yılmaz bana “Inshaallah bu sefer bizim partiye oy verirsin” dedi. Ben de kendisine “Rize’ye Ilahiyat Fakültesi açarsanız belki veririm” dedim.
 
Mesut Beyin yanında o dönem iktidarda olan DYP lideri Demirel’in ajanları mı vardı bilemem ancak çok enteresan bir şekilde 6-7 ay sonra Demirel hükümeti Mesut Yilmaz’ın ve bu satırların yazarının memleketi Rize’de Ilahiyat Fakültesi açtı.
 
Değerli Dostlar,
Gururla mezun olmuş bir Imam Hatipli olarak 28 Subat’tan sonra iktidara gelen ve deyim yerindeyse Imam Hatip Liselerine kan kusturan Mesut Yilmaz’ı bu affedilmez icraatından dolayı destekleyecek değilim. Hele de daha önce tam aksi bir şekilde Çay Tv ekranlarında Imam Hatipleri övücü konuşma yapan birisi olarak.
 
Evet Mesut Yılmaz hatasıyla sevabıyla bu dünyadan göçüp gitti. Beni asil üzen ise son üç yılda kendisiyle çok yakın bir dostumun yardımı vesilesiyle bir kaç kez telefonda görüşmüş ve röportaj yapmak istediğimi belirtmiştim. Önce evladının vefatından 6 ay sonra telefon açtığımda “Kemal başımıza geleni biliyorsundur, son iki sene hiçbir medya ile gorüsmedim” demişti. Ben de müsait olduğunuzda mutlaka sizinle görüşmek istiyorum demiştim. Bilahare rahatsızlandı ve röportajımız da kısmet olmadı.
 
Gorüsebilseydim en çok sormak istediğim soru ise Imam Hatip Liselerinin orta kısımlarının kapatılması, katsayılarının da düşürülmesi neticesinde üniversitelere gidemeyisleri ve onbinlerce kişinin mağdur olmasından dolayı pişman olup olmadığı olacaktı.
img-4357-1.jpg
1995 seçimlerini Refah Partisi birinci parti olarak kazanmıştı. ANAP ise ikinci sırada tamamlamıştı. Merhum Erbakan Mesut Yilmaz’a hükümeti birlikte kurmayı teklif etti hatta ANAP ikinci parti olmasına rağmen Yilmaz’a başbakanlığı teklif etti. Refah Partisi’nin merhum Kütahya milletvekili Ahmet Derin’in de bakan olarak yer aldığı hükümet tam kurulmak üzere iken görünmez bir el ANAP/REFAH hükümetinin kurulmasını engelledi.

Mesut Yılmaz bilahare iki kez daha başbakan olarak görev yaptı ancak Demirel’in büyük dolmuşuna gelerek “siyasi hayatıma mal olsada ben bu kararı (deyim yerindeyse Imam Hatipleri öldürme kararını) çıkartacağım dedi.

Bir Rize’li olarak isterdimki, Mesut Yılmaz geçmişte yaptığım şu şu yanlışlardan dolayı pişmanım diyerek vefat etseydi. Hem bu tüm siyasetçilere de örnek teşkil ederdi.
 
 Allah taksiratını affetsin diyorum.
 
 Karşı kıyıdan selamlarımla efenim.
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum