Hz. Peygamber’e Adanan Bir Gece

 

Burkina Faso’da Müslümanlar, çok farklı dinlere mensup insanlarla beraber yaşarlar. Burada her dine mensup olan grup, diğerlerine karşı kendini güçlü göstermek ister. Müslümanların burada yüzde altmış beşlik bir oranı olsa da özgüvenleri ve güçleri tam olarak yerinde değil.

Bunun için de Müslümanların birçok dini kültür ve uygulamaları buna hizmet eder. Mevlit programları da bunun başında gelir. Burada gece boyu binlerce Müslümanı aynı alanda ve ibadet amacıyla toplamak, diğer dinlerin müntesiplerine karşı da ciddi bir gövde gösterisidir.

Geçen hafta sonu böylesi büyük bir mevlit törenine katıldım. Üç bine yakın Müslümanın iştirak ettiği bu program, gece 22.00 gibi başladı ve sabah namazına kadar devam etti. Arada uyuyanlar olsa da sabah namazına kadar dikkatle dinlediler.

whatsapp-image-2020-11-14-at-23-25-27.jpeg

Biz gece 21.30 gibi tören alanında buluştuk. Zikirler eşliğinde ekiple etkinlik alanına giriş yaptık. Üzerinde adımızın yazılı olduğu koltuğu bulup oturduk. Sait Hoca güzel bir Kur’an-ı Kerim tilavet etti. Arkasından konuşmalara geçildi. Tertip komitesi, krallar, devlet yönetimi ve diğer âlimler derken program başladı.

 Sunucu, Mahmut Bande isimli hocayı çağırdı. Ben kendisini hiç tanımadan sevmiştim. İçki ve sarhoşluk veren maddeler ile alakalı sürekli vaaz verdiği için meyhaneciler içkinin adını BANDE koymuşlar. Sonra da bilinmeyen sebeplerle yangınlar çıkmış ve bu nedenle korkup bundan vazgeçmişlerdi. Bunu 3 yıl önce duymuştum. O zaman da Dünya Bizim sitesine bununla ilgili bir yazı yazmıştım. Allah bir Müslümanın izzetini nasıl da koruyor diye anlatmıştım.

Mahmut Hoca oturduğu yerden kalkıp kürsüye doğru yaklaştı. Fakat o kürsüye yaklaşırken birisi ondan önce gelip mikrofonu aldı. Mahmut Bande’ye ve orada bulunan başka bazı âlimlere uzun uzun melodili nesir methiyeler dizdi. Tabii ilk anda garipsedim bunu... Sonradan öğrendik ki bu adam Mahmut Bande’nin soytarısı oluyormuş. (Burada soytarı kelimesi hakaret anlamı içermiyor.)

Mahmut Bande nereye böyle bir vaaz veya konuşmaya giderse bu adam da ondan önce mikrofonu eline alır uzun uzun hocaya methiyeler dizermiş. Sonra da hoca bu heyecanla konuşurmuş. Burada da kısa bir dua etti. Müslümanların yardım ve zaferine kâfirlerin hezimet ve kahrına dua etti. Bizde âmin dedik.

 Bir gün sonra öğrendim ki bizde bu duayı çok kısa tutmuş. Başka kimseye beddua ve lanet de etmemiş. Bizim arkadaşlar, bu durumdan çok mutlu olmuşlar. Çünkü Mahmut Bande’nin uzun konuşma ve sürekli günah işleyen kötülük yapan kendisinin sevmediklerine uzun uzun beddua, lanet ve hakaretler gibi bir âdeti varmış.

whatsapp-image-2020-11-15-at-02-30-47.jpeg

Sonra çevre şehirlerden gelmiş diğer âlimlerin konuşmaları oldu. Birçoğu da mikrofona aynı şekilde yanında başka yardımcı ve meddahlarıyla çıktılar. Herkes dağarcığında neyi varsa onu anlattı. Kimi de Hz. Musa’yı (AS) anlattı.

Sonra da bu mevlidi düzenleyen ev sahibi Üstat Nuh, konuşmasını yaptı. Onun konuşmasının ana teması; “Ümmetin Birliği Ve Vahdeti” oldu. Üstat Nuh, oldum olası vakur bir insandır. Mütevazı olmayı çok sever. Bu nedenle arkasında bir soytarı da bulunmaz.  

whatsapp-image-2020-11-14-at-23-25-34.jpeg

 Sait Hoca ve Fırat'tan oluşan ilahi korosu Arapça ve Türkçe çok güzel ilahiler seslendirdiler. Konuşmacıların bir biri ardınca sahneye çıktı. Burada davet edilen tüm âlimlere söz hakkı vermek gerekiyor. Söz vermezseniz gelmiyorlar. Siz beş dakika diyorsunuz ama onlar yirmi dakika da bitiremiyor. Zaten ilk girizgâh ve dua neredeyse beş dakika sürüyor.  

Diğer konuşmalar, ilahiler, Abdulaziz Banse’nin arada okuduğu enfes bir Kur’an-ı Kerim... Derken sabah ezanını Fırat, saba makamıyla okudu. Caminin içiyle beraber dış avlu da saf tutuldu ve sabah namazı kılındı.   

whatsapp-image-2020-11-14-at-23-25-08.jpeg

Duaların, salavatların geceyi süslediği bir sabaha ulaştık. Açık alanda tüm mahalleye sınırsız yayın yapan gecede Nebi-i Zişan yeniden anıldı. Onu anmak ve anlamanın en güzelini yaşamak için...

Sakın terk-i edebden kûy-i mahbûb-ı Hudâdır bu,

Nazargâh-ı ilahidir Makâm-ı Mustafa’dır bu...

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.