Acı Bir Savrulma Resmi

 

Burkina Faso bu günlerde yeniden terörle acılarını katmerlemekle meşgul. Devletin ilgisizliği, dost zannettikleri kimi zalim devletlerin teröre verdikleri destek de açık şekilde meydanda. Aslında burada hizaya getirme operasyonları da sergileniyor.

Ancak bölge halkı gerçekten tedirgin ve dertli... Zira onların arzuları ve hayalleri kavga etmek üzere değildi. Onlar bugüne kadar iç içe ve kardeşçe yaşamışlar. İşin kötü yanı terör olayları zaten Müslümanların çoğunluk olarak yaşadığı bölgelerde gerçekleşmektedir. Müslümanların azınlık halde, Hristiyan ve putperestlerin çoğunluk olarak yaşadıkları bölgeler ise refah içinde yaşıyor.

whatsapp-image-2021-06-09-at-09-21-47-1.jpeg

Burada 62 kadar farklı dilin kullanıldığını biliyoruz. Bunca değişik özelliğe sahip kabilelerin ortak dertleri de kardeşlik ve refah içinde yaşayabilmek. Ancak işler öyle de olmuyor. Onların kadim kültürleri ve arzuları böyle olsa da işler öyle kolay gitmiyor. Bunların kendilerine özgü bir safiyeti ve fıtri bir hayatı varmış. Özellikle “varmış” diyorum. Dünyayı kan gölüne çevirmek için her türlü yolu deneyen zalimlerin kirli emelleri baş gösterip onların akıllarını ve gönüllerini çelinceye kadar…

                Geçen hafta SOLHAN köyünde gerçekleşen terör olayında 160 kişi öldürüldü. Onların toplu mezarlarına ait bize ulaşan fotoğrafları burada paylaşamayacağım. Buna gönlüm el vermiyor.  Bu bölgede iki büyük kabilenin yaşadığını daha önce de paylaşmıştım. Birisi; Mossilerdir. Bunlar daha çok ziraatla uğraşırlar. Tarlalarını ekip oradan geçinirler. Çoğunluğu Müslümandır. Okumuş olanları da çoktur. Bölgede yaşayan diğer bir grup ise Fulanilerdir. Tamamına yakını Müslümandır. Hayvancılıkla uğraşır ve göçebe şeklinde yaşarlar. Okuma, ilim ve irfan sahibi olma özelliği bunlarda daha azdır.

whatsapp-image-2021-06-09-at-09-21-47-2.jpeg

                Burada ve diğer yerlerde yaşayan halk arasında bazı sorunlar da çıkmıyor değil. Özellikle de hayvanların ziraat arazisine girmesi gibi... Zira köy hayatını yakından tanıyanlar iyi bilirler ki buna benzeyen sorunlar her yerde olabilir. Yani bir Fullani’nin hayvanları komşunun tarlasına zarar verebilir. Bunun çözümü nasıl olacak? Bunun için orada çok güzel ve irfan eseri uygulamalar varmış.  

                Ama insani fıtrat bozulmadan ve Allah korkusu yok olmadan önce bu kavganın çözümü de kolay olurmuş… Tarlasını hayvanlarına talan ettirmiş bir Fulani Müslümana verilebilecek en büyük ceza neymiş bilir misiniz? Tahmin etmekte zorlanacağınızı biliyorum. Ona “Seni Allah’a havale ettim” demek en büyük ceza ve kavgayı bitiren adımmış. Başka konularda sıkıntılı olsalar da işi Allah’a havale etmenin bedelini bilirlermiş. Hemen bu sözle kavga diner, ortalık birden sakinleşir ve suçlu Müslüman titremeye başlarmış. Nasıl korkmasın ki her şeyi gören, bilen ve her şeye kadir olan bir Allah’a havale edildi iş... Suçlu olanın cezasını o kesecek… Allah imhal eder (süre verir) ama asla ihmal etmez…

whatsapp-image-2021-06-09-at-09-22-13.jpeg

                Yalvarma ve sesini kısıp çözüm yolu isteme sırası şimdi de ona gelmiştir. Hemen özür diler ve tarlaya verdiği zararı tazmin etmek istermiş. Bu durumda tarla sahibinin tek bir seçeneği kalırmış: Zararın miktarı takdir edilecek ve bu zarar için ona verilecek karşılığı kabul edecek... Kabul etmezse, biraz önce bağırıp kavgaya yeltenen ve verdiği zararı bir türlü kabul etmek istemeyen adamın yere çöküp ağladığını ve yalvardığını görürmüşüz... Çünkü suçludur ve işin çözümü âlemlerin rabbi olan Allah’a kalmıştır. Şayet iki kul olarak işi tatlıya bağlayamaz ve Allah’ın müdahalesine gerek kalırsa o adaletiyle davranacaktır. Sonuçta da en azından hayvanları zehirlenecek ve ölecektir. Yani bu zehirleme de insan eli yoktur. Bu hayvanların yediği otlarla ilahi bir ikazla zehirlenirler... Bunun için mutlaka adam zararını bildirmeli ve bunun tazmin edilmesine imkân vermelidir.

Ama köprünün altından başka sular akmış. Bizim de bildiğimiz emperyal niyetlerin sahipleri böylesine Allah korkusu taşıyan bir toplumu türlü dünyevi vaatlerle kandırmış. Bu komşuların bir kısmı değişik vaatlerin bir oyunu olarak terör işine bulaşmış. Fullanilerin başrolü oynadığı büyük bir terör olayı tüm bölgeyi yakmaktadır. Artık eskisi gibi Allah’a havale edilince çözülen problemler de kalmamış. Kimi eline silah almış ve düne kadar aynı safta namaz kıldığı komşusunu öldürmüş, kimisi de onların gizli destekçisi olmuş…

whatsapp-image-2021-06-09-at-09-21-47.jpeg

Elbette bu gizli güçler sadece bir tarafı donatmaz. Aynı silahın bir serisi bu yana, diğer serisi de karşı tarafa verilmiş. Bölgede büyük acılar ve göçler eskisi gibi kolayca Allah adına çözülemiyor.

Burada sadece düşmanlara kızmamak lazım... Nerede hata yaptığımızı bilmezsek başarılı olamayız ve aynı delikten bir daha zehirleniriz.

  • Namaz kılmayı öğrettiğimiz kadar düşmanı tanıma ve oyununa direnebilmeyi öğretmeliymişiz…
  • Oruç tutmaya gösterdiğimiz özeni, nefsimizi ve hevamızı tutmaya göstermemiz gerekiyormuş.
  • Şeytan, safların arasına girince dağıtırmış her yeri. Bunu daha önceden idrak etmek gerekiyormuş. Sadece namazın safları değil, sosyal hayatın safları da sıkı ve düzgün olmalıymış.   
  • Bir huyunu beğenmediğimiz Müslümanı tekfir edip onun katline cevaz vermenin ezberlediğimiz kitabın ana ilkesi olmadığını kavratmalıymışız…
  • “Onun kalbini yarıp baktın mı?” uyarısının Medine’de kalmaması gerektiğini iyice düstur haline getirmeliymişiz…
  • Cihat ayetleri İslam ve insanlık için çalışmayı emrederken bizden onu sadece savaş ve öldürme olarak anlayanlar çıkmış. Buna engel olamamışız.
  • Zikir ayetlerini bir yerde uzun süre oturup sadece kendisi için yaşamak olmadığını da anlayamamışız.
  • Tüm bu hatalı anlayışlarımız sadece Burkina Faso’da mı var? Elbette ki değil... İslam dünyasını kana bulayan bu Müslüman teröristler (!) uzaydan inmedi. Elbette bunlar İslam’ın yanlış ve eksik anlaşılmasının acı bir ürünü...

Geçen zaman kaçmış olabilir. Ama önümüzdeki süreci biz kullanalım…

Ey Allah’ın kulları kardeş olun!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum